• Rss
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
  • Youtube
  • Youtube
Başakşehir “Aşk”ı Konuştu

Başakşehir Belediyesi’nin Kent Konseyi ile birlikte düzenlediği “Film Akşamları”nda, 2012 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan “Aşk” (Amour) filmi konuşuldu.


Kültür-sanat etkinlikleri kapsamında Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Film Akşamları” programında, Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’nin, Cannes Film Festivali’nde büyük ödül, Altın Palmiye’yi kazanan filmi Amour (Aşk) ele alındı.

 

Moderatörlüğünü Nuray Kayacan yaptığı programa konuk olan sinema eleştirmeni İhsan Kabil, Jean-Louis Trintignant, Emmanuelle Riva ve Isabelle Huppert gibi önemli oyuncuların rol aldığı film üzerine değerlendirmelerde bulundu.

 

Yaşlı bir çiftin yalnızlık dolu dramı


Avrupa Sineması’nın, Hollywood’a göre çok daha az bir oyuncu kadrosuyla insanın iç doğasını konu alan yapımlar ortaya koyduğuna dikkat çeken İhsan Kabil, filmde yıllarını birlikte geçirmiş yaşlı bir çiftin drama dönüşen hikâyesinin anlatıldığını söyledi. Yaşlı çiftin sanat ve kültürle dolu ama diğer taraftan muazzam yalnızlıkla dolu bir hayat sürdüklerine dikkat çeken Kabil, “Kaderin bir cilvesi sonucu kadın, beyne giden damarlarından birinin tıkanmasıyla bir kriz geçiriyor ve felç oluyor. Filmde büyük resim ortaya çıkıyor ve çift bu durumla başa çıkmaya çalışıyor. Aile yapıları olarak baktığımızda bir kabulleniş söz konusu. Bizde ise bu durumda insani tepkiler verilir, yoğun bir trafik yaşanır; yakın akrabalar, komşular, gelen-giden çoğalır, kapılar açılır ve kapanırdı. Tam aksine iki insanın ruhunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Filmin adı niye aşk? Vefa, sevgi ya da sadakat olabilirdi” dedi.

 

Film manevi boyuttan yoksun


“Yönetmen Michael Haneke’nin doğasında olmadığı için filmde de manevi bir boyut yok” diyen sinema eleştirmeni İhsan Kabil, “Adam, sonunda kadının yaşadığı acılara ve hayatına son veriyor. İçinde hiçbir inanç duygusu olmayan biri. Kader anlayışı da yok. Zaten yönetmenin de böyle bir anlayışı yok. Aile yapısı ve kültür olarak Batı’dan çok farklıyız. Avrupa, yaşlanan bir toplum ve sorunlar yumağı içerisindeler. Aile kavramı unutulmaya yüz tutmuş. Film, bu anlamda Batı insanının yalnızlığını anlatıyor” şeklinde konuştu.

 

Başakşehir Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Tayip Tanrıkulu’nun da katıldığı program sonunda İhsan Kabil, katılımcıların sorularını yanıtladı, film üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Film Akşamları’nın 21 Nisan’daki dördüncü ve son programında, merhum Ahmet Uluçay’ın ilk uzun metrajlı filmi “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” konuşulacak.


Yayınlanma Tarihi: 09-04-2018 14:48
İletişim
Canlı Destek İçin
444 0 669 7 gün 24 saat hizmetinizde